İngilizce-Türkçe Sözlük





Sözcüklerde ara
Açıklamalarda ara



yoghurt yoğurt

yoke boyunduruk, bağ, hizmet, kulluk, boyunduruğa koşulmuş çift hayvan, boyunduruğa koşmak, bağlamak, birlikte çalışmak

yokel hödük, maganda, kıro

yolk yumurta sarısı

yonder şuradaki, oradaki, şurada, orada

yore eski zaman, geçmiş

you sen, siz, seni, sizi, sana, size

young genç, yeni, taze, körpe, yaş, gençler, gençlik, (hayvan) yavru

youngster çocuk, delikanlı

your senin, sizin

yours senin, sizin, seninki, sizinki

yourself kendin, kendiniz, kendine, kendini, özün, özünüz, özüne, özünü

youth genç, gençler, gençlik, genç adam

youthful genç, taze, gençlere özgü, gençlere yakışır

yowl ulumak, ürümek, miyavlamak

Betler :4079 / 4082
<<< 4076 4077 4078 4079 4080 4081 4082 >